Üreme Sorunları Nelerdir?

üreme sorunları, üreme sorunu tedavileri, üreme sorunlarının çözümleri nelerdir

Milyonlarca insanı etkileyen kısırlığın pek çok nedeni bulunmaktadır. Kısırlık sorunu bulunmayan her on çiftten birinin çocuk yapması bir yıldan, yirmi çiftten birinin ise iki yıldan daha uzun sürmektedir. Altı çiftten biri çocuk sahibi olabilmek için tedavi görmektedir; ancak bazen yaşam tarzında basit değişiklikler yaparak ve doğal tedavi yöntemleri uygulayarak tıbbi tedaviye gerek kalmadan çocuk sahibi olmak mümkündür.üreme sorunları, üreme sorunu tedavileri, üreme sorunlarının çözümleri nelerdir

En sık rastlanan üç üreme sorunu şunlardır:

Sperm sayısının az olması, spermlerin normal yapıda olmaması ya da motilitesinin (hareketlilik) düşük olması.

Polikistik over sendromundan ya da yumurtalardaki kistlerin hormon dengesini bozmasından kaynaklanan yumurtlama sorunları.

Bazen pelvisteki enfeksiyon hastalıkları sonucu tıkanan üreme kanalları.

Üreme sorunlarının diğer nedenleri arasında rahimdeki anomaliler, endometriyoz ya da spermin yolunu engelleyen servikal mukus sayılabilir. Sigara içmek, alkol kullanmak, böcek ilaçlarına veya diğer zehirli kimyasallara maruz kalmak ve alınan bazı ilaçlar da üreme sorunu yaratabilir. Kadınlarda doğurganlık yaş ilerledikçe azalır; hamile kalmaya çalışan kadının yaşı ne kadar ileri olursa hamile kalması da o kadar zor olur.

Korunma

Bazı üreme sorunlan kişinin alacağı tedbirlerle önlenebilir. Genel sağlık durumlarına özen gösteren anne ve baba adaylarının sağlıklı yumurta ve sperm üretme ve istedikleri zaman çocuk sahibi olma ihtimali yükselir. Sağlıklı anne ve babalardan doğacak bebeklerin de gelişimlerini normal olarak sürdürme ihtimali yüksektir.

Görünüşte üreme sorunu bulunan pek çok çiftte aslında sperm yumurtayı birçok kez döllemiş, ancak döllenen yumurta ya da embriyo ölmüştür. Erken bir düşükten ya da döllenen yumurtanın rahim duvanna tutunamamasından doğan bu sorunlar “gerçek kısırlık” kapsamına girmez.

Erkekler için önlemler

Üreme sorunu olan erkeklerin:

İçerdiği doğal östrojen miktarı sperm sayısını azaltabileceği için bira içmemesi;

Östrojen içeren et, süt ürünleri, baklagiller ve bezelye tüketimini azaltması;

Testisler ısındığında sperm üretimi zayıfladığından, sıcak banyodan kaçınması gerekir.

Kadınlar için önlemler

Herhangi bir ilaç almadan önce doktorunuza veya eczacınıza hamile kalmaya çalıştığınızı söyleyin; bazı ilaçlar doğacak bebeğinize zarar verebilir. Röntgen filmi çektirmeden önce de doktorunuza, dişçinize ve röntgen teknisyenine hamile kalmak istediğinizi belirtmelisiniz ki gerekli önlemleri alsınlar ya da röntgeni başka bir zamana ertelesinler.

İlaçlar: Reçetesiz satılan ilaçlar (doktorun yazdıkları dışında) ve esrar gibi uyuşturucu maddeler de dahil olmak üzere, gerekli olmayan hiçbir maddeyi almayın.

Aşı: Kadınlar, mümkünse, hamilelik sürecinde ve önceki altı ay içinde, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, çocuk felci ve sarıhumma gibi canlı organizmalar içeren bağışıklık aşılarını yaptırmamalıdır. Bu aşılardan birini olduktan kısa bir süre sonra hamile kalırsanız doktorunuza haber verin.

Bitkisel ilaçlar, uçucu yağlar ve takviyeler: Hamile kalmaya çalıştığınız süre içinde ya da hamile iken bu sayılanları kullanmadan önce daima yetkili bir uzmanın görüşünü alın.

Hamile kalmaya çalışmak

Sperm, yumurta ve doğacak bebeğin sağlıklı olmasını sağlamak için hamile kalmak istediğiniz zamandan en az altı ay öncesinden itibaren aşağıdaki tavsiyelere uymanız gerekir. Sizin veya eşinizin daha önce bir üreme sorunu yaşamış olup olmaması bu tavsiyelerde bir değişiklik yaratmaz

Beslenme: Başta folik asit, selenyum, çinko, temel yağ asitleri ve C, E ve B vitaminleri olmak üzere bazı besinlerin eksikliği üreme sorunlanyla ilişkilendirilebilir. Bu maddeler bakımından zengin olan bir beslenme uygulayın. Böcek ilaçlannın kalıntılannı temizlemek için sebze ve meyveleri iyice yıkayın, ovalayın veya kabuklarını soyun ya da bulabilirseniz, organik ürünler tüketin.

Fazla kafein hem kadınlarda, hem de erkeklerde doğurganlığı azaltır. Günde 300 miligramdan fazla kafein almayın; bazı doktorların günde 100 miligramdan fazla kafein alınmamasını tavsiye ettiklerini de aklınızdan çıkarmayın. Normal koyulukta orta boy bir filtre kahvede yaklaşık 100 mg, hazır kahvede 60 mg, bir fincan çay veya bir kutu kolada 40 mg kafein bulunur. Ancak, henüz kesin olmamakla beraber, son zamanlarda yapılan bir araştırma günde yarım çay bardağından fazla çay veya yeşil çay içenlerin hamile kalma şansının oldukça arttığını ortaya koymaktadır.

Takviyeler: İhtiyacınız olan besin maddelerini yiyeceklerden yeterince temin etmek zor olabileceğinden, genellikle takviye almanız tavsiye edilir. Şu takviyelerle ilgili doktorunuza danışın:

Kadınlar genellikle, hamile kalmak istedikleri günden başlayarak, hamileliğin 12. haftasının sonuna kadar, ya da bazı doktorların tavsiye ettiği gibi tüm hamilelik süresince, folik asit takviyesi (günde 400 mikrogram) almalıdır. Spina bifida ya da nöral tüp defektli bir bebeğiniz varsa (veya böyle bir bebek düşürdüyseniz) folik asit dozunu günde 4 miligrama çıkarmak gerekir.

İyi beslenmeyen, zayıf, sigara ve alkol kullanan veya düşük yapmış biriyseniz, hamile kalmaya çalışan kadınlar için hazırlanan çoklu vitamin ve mineral takviyelerinden alın. Ayrıca, bunlara ek olarak başka şeyler de almanız gerekip gerekmediğini doktorunuzdan öğrenin. Erkekler ise çok amaçlı takviyelerden birini alabilir.

B vitaminleri ile ilişkili ve amino asit benzeri bir kimyasal olan L-karnitin sperm sayısını çoğaltır ve spermlerin motilitesini artırır.

Spermlerin oluşumuna ve sperm sayısının artmasına yardımcı olmak amacıyla her üç ayda bir dönüşümlü olarak ginseng ve Sibirya gingsengi kullanabilirsiniz; ginsengden günde iki kere 100-250 miligram, Sibirya ginsenginden ise 100-300 miligram alın.

Kilo: Kadınların ve erkeklerin, beden yapıları ve boylanna göre ideal olan sağlıklı kiloya ulaşmaları ve/veya bu kiloda kalmaları gerekir. Aşırı kilolu olan kadınların, hem polikistik över sendromu riski yüksek olduğundan, hem de şişman olduklan için düşük yapmaya neden olan diyabete yakalanma riski fazla olduğundan doğurganlıkları daha düşük olur. Aşırı zayıf kadınlar ise sık ya da hiç yumurtlamama eğilimindedir. Aşırı yağ sperm üretimini engellediğinden, vücudu fazla yağlı olan bir erkeğin üreme kapasitesi de düşebilir.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*